(¯`·.(¯`·.EğLenCe SehRi Ve GüvenLik Platformu'a HoŞ GeLDiNiZ .·´¯).·´¯)

Hoşgeldin; Misafir !
ARKADAŞLAR UZUN BİR ARADAN SONRA TEKRAR EGLENCE SEHRİMİZİ SİZLERE SUNUYORUZ
 
AnasayfaPortalTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ///// Felsefe İlkelerİ //////

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Kont

avatar

Mesaj Sayısı : 568
Yaş : 28
Nerden : ZaZaKisTaN
Ruh Halim :
Tuttugu takım :
Müzik Türü :
Dikkat : <marquee>Daha kaliteli hizmet alabilmek icin Profil bilgilerinizi eksiksiz doldurmanızı tavsiye ederim !! Admin</marquee>
Kayıt tarihi : 02/09/08

MesajKonu: ///// Felsefe İlkelerİ //////   Çarş. Eyl. 03, 2008 6:15 am

ÇELİŞME İLKESİ

Doğa toplum ve bilinç bütünlüğünün çelişmeyle geliştiğini ileri süren eytişimsel ilke. Çelişme yasası da denir. Alman düşünürü Hegel tarafından Aristoteles'in biçimsel mantığına karşı eytişimsel mantık ilkesi olarak ileri sürülmüş tarihsel ve eytişimsel özdekçilik tarafından doğasal ve toplumsal temeli keşfedilerek açık seçik sergilenmiştir.
Bu ilaaae göre her türlü yaşamın kaynağı çelişme'dir. Varlığın özü olan devimi varlığın içinde bulunan çelişme yaratır. Her türlü varlık çelişmenin meydana getirdiği devimle gelişir. Demek ki çelişme; doğa toplum ve bilincin gelişme yasasıdır. Engels Anti-Dühring adlı yapıtında çelişme'yi şöyle tanımlar: "Çelişme şuradadır ki bir şey hem kendisinin aynı hem de kendisinin aynı oimayan'dır yani hem kendisinin aynı olarak kalır hem de durmadan değişir. İşte çelişme bu kalıcılıkla değişme arasındaki karşıtlıktır". "Eytişim en doğru anlamında nesnelerin özünde bulunan çelişme'nin bilgisi’dir".
Eytişimsel ve tarihsel özdekçilik dilinde çelişme deyimine yakın anlamda çatışma deyimi de kullanılır. Çelişenler aynı zamanda birbirleriyle çatışırlar. En küçük bir özdek parçasından insanı toplumu ve bilinci de kapsamak üzere en büyük evrensel yapıya kadar evrendeki bütün nesne ve olguları oluşturan geliştirici gü£ çelişme'dir. Bütün nesne olgu ve olaylar çelişmelerle gelişir. Çelişme; bütün nesne olgu ve olayların kendileriyle birlikte karşıtlarını da içermelerinin dilegetirilişidir. Her nesne olgu ve olayda kendi karşıtı karşılığı vardır.
Hegel şöyle der: "Varlık bizzat bir karşıtlıktır". Karşıtlıksa karşıtların çelişmesini gerektirir. Karşıtlar sürekli olarak çelişirler çeliştikleri için çatışırlar çatıştıkları için aşılırlar aşıldıkları için de gelişirler. Demek ki nerede yaşam (eşdeyişle devim) varsa orada mutlaka bir çelişme vardır. Ölüm bir devimsizlik gelişmesizlik eşdeyişle çelişmesizlik'tir. Bu gerçeği üstün bir sezişle ilk gören düşünür antikçağ Yunan düşüncesinin büyük ustası Herakleitos'tur. Herakleitos çelişmeyi özel bir anlamda kavga deyimiyle dilegetirmişti.
Herakleitos'a göre her şey her şeyle savaşıyor ve bundan ötürü "bir şeyden birçok şeyler ve her şey" oluşuyordu. Antikçağ Yunan düşüncesinde Elea'lılar ve ilk şüpheciler örneğin Zenon ve Pyrrhon bu çelişmelerin çözülemeyeceği ve onları yok saymak gerektiği kanısına varmışlardı. Çelişmeleri yok sayınca nesnelerin gerçek yapılarını araştırmaktan da vazgeçmek gerekiyordu öyleyse nesneler bilinemez ve kavranamazdı. Bilinemezciliğin tohumları çelişmeleri çözememekten doğan umutsuzlukla atılmıştır. Bu halde doğaüstü güçlere sığınmaktan başka çıkar bir yol kalmamaktadır.
İdealizme geniş çapta kapıları açan yanılgı da budur. Yüzyıllarca sonra Alman düşünürü Hegel Herakleitos' un bu ustaca sezisini idealist alanda açıklamış tarihsel ve eytişimsel özdekçilikse onu gerçek özdeksel temeline oturtmuştur. "Matematikte diferansiyel ve entegral mekanikte etki ve tepki fizikte artı elektrik ve eksi elektrik kimyada atomların birleşmesi ve ayrılması çelişmenin evrenselliğini tanıtlar". Çelişme'nin tam bilgisi şu ayrıntıların da bilinmesini gerektirir: Evrende her nesne olgu ve olay birçok karşıtlıklar demek ki birçok çelişmeler taşır. Bu çelişmeler iç çelişmelerdir.
Bir nesne olgu ve olayı kendisi kılan eşdeyişle neyse o eden bunlardır. Ama bunların içinde gelişmeyi kendi yönüne çeken güçlü bir çelişme vardır buna ana çelişme denir. Her çelişmede olduğu gibi bu ana çelişmenin iki ucundan biri tutucu öbürü geliştiricidir. Geliştirici uç ana uç'tur. Çünkü varlığın geleceğini ana çelişmenin bu ana ucu belirleyecektir. Tutucu uç çelişmenin ve dolayısıyla varlığın kendi kendisiyle aynı kalmasına çalışır. Ana uçsa onu kendisinden koparır ve geliştirir. Her nesnede olguda ve olayda geriye dönüşlere rağmen son çözümlemede mutlaka ileriye doğru bir gelişme gerçekleşir. Bu gelişme daima alt olandan üst olana aşağı olandan yukarı olana geri olandan ileri olana ve basit olandan karmaşık olana doğrudur.
Ne var ki bu gelişme için sadece iç çelişmeler yetmez dış çelişmeler'in de yardımı gerekir. Örneğin yumurtayı geliştirip civcivleştiren onun kimyasal ve yaşam-bilimsel iç çelişmeleridir ama civcivleşmenin gerçekleşebilmesi için ısı gibi bir dış çelişme de gereklidir. Yumurta ısısız civcivleşmez ama ısı da bir taşı civcivleştiremez. Demek ki iç ve dış çelişmeler arasında temel olan iç çelişmelerdir çünkü civciv ısının değil yumurtanın ürünüdür. Çelişme eytişimsel bilginin temel yasasıdır.
Eytişimi bilmek devimin ve gelişmenin kaynağı olan çelişmeyi bilmek demektir. Yüzyıllardan beri insan bilgisine egemen olan :-):-):-):-)fizik dünya görüşü çelişmenin varlığını yadsımakla eytişimsel dünya görüşünden ayrılır. :-):-):-):-)fiziğin bu temel yanılgısı biçimsel mantığın soyut kavramlarda aradığı çelişmezlik niteliğini doğada toplumda ve bunlardan yansıyarak oluşan insan bilincinin gelişme sürecinde de aramış olmasıdır. :-):-):-):-)fiziğin büyük yanılgısı devimsiz soyut (kavram önerme kuram)'un niteliği olan çelişmezliği devimli somut (doğa toplum bilinç)'un niteliği olan çelişmenin yerine koymaya çalışmasıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
///// Felsefe İlkelerİ //////
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
(¯`·.(¯`·.EğLenCe SehRi Ve GüvenLik Platformu'a HoŞ GeLDiNiZ .·´¯).·´¯) :: Eglence Sehri Cafe :: Derin Konular; Edebiyat/Felsefe-
Buraya geçin: